
Bilindiği üzre efendim dün 27 Mayıs idi; 27 Mayıs Darbesi'nin 50. yıl dönümü nedeniyle Mehmet Ali Birand'ın 32. Gün adlı programı bu konuyu işledi. Fazla kültürel bir insan gibi konuşuyorum da sıkı takipçisi değilimdir bu tarz programların ama konu itibari ile dikkatimi çekti. Kırk yılın başı televizyon izliyorum, kaçırmadım ben de. Konuklarından Yassıada Mahkemeleri'nde yargılanmış olan Muammer Çavuşoğlunun kızı Nazlı Ilıcak(hani şu @maliilicak 'ın anası) ve Besrin Çubuk 27 Mayıs müdahalesinin 'darbe' olduğunu kendilerini yırta yırta söylerken; Bedri Baykam ve Cumhuriyet gazetesi yazarı Deniz Kavukçuoğlu bu askeri müdahaleye daha yumuşak bakan kesimi temsilen orada bulunuyorlardı.
Nazlı Hanımların sürekli DP'nin yaptıklarına 'siyasette olur canım öyle şeyler' mantığı ile yaklaşırken; CHP'yi antidemokratik eylemleri ile tasvir etmesi, yakışık almadı(Bu dönemlerde ne yapsan olmuyor be 'Ilıcak' , millet sonunda sizden sıkılıcak. Lan Atam'ın, İsmet'imin, Ecevit'imin kemikleri sızladı sızladı! Çatır çatır DP yanlısı olup, DP'nin antidemokratik eylemlerini siyasi hatacıklar silsilesi olarak gösterebilmeni, CHP'nin çok partili hayata girşin anahtarlarını Türkiye'nin boynuna asmış olmasına borçlu değil misin? Demokratizmin babasını çok partili hayatla elde etti bu ülke! Dış etkenleri bir yana bırakırsak, gayet tabii söylemlerinizle CHP yine millete dikta ettirilebilirdi. Koraltan, Menderes, Bayar ve Korutürk'ün oluşturduğu 4'lü Takrir'in yayınladığı belgedeki isteklerine dikkat çekmek istiyorum. Parti çalışmalarının yeniden düzenlenmesini isterken, siyasal özgürlüklerin arttırılması talebinde bulunuyorlar; velhasıl 1946'da Demirkırat kuruluyor. Kurulduğunda yine vaat edilenlerin arasında siyasal hak ve özgürlüklerin genişletilmesi bulnuyor.
1950 Seçimleri ile DP'nin iktidara gelişi ile perde açılıyor.. Ekonomide liberlaizmi benimseyen her iktidar gibi, DP'de ilk yıllarını altın suyu içerisnde sürdürüyor. Bu esnada iktidara gelmeden vaat edilenler nerede? Antidemokratikliğe adım adım ilerlerken bir seçim daha kazanılıyor, bu seçimlerden sonra 'ince demokrasiye paydos' mantalitesinle ilerlemeler sağlanıyor. DP kendisinin önünü kim tıkayacak olursa, onun sesini kesiyor. Neden? Ahhh canım çünkü siyasi hatacıklar.. Bakın DP döneminde 300'e yakın gazeteci mahkum ediliyor, tek neden DP aleyhtarı olmak.
Dine verilen tavizlerden bahsetmyorum bile..
Liberalizmin sefasını sürenler mesut bahtiyar yaşam içerisinde hayatını idame ettirirken geride kalanlar?
Hükümetin de parmağı olduğu ileri sürülen 6-7 Olayları patladıktan sonra DP içten karışıyor. Bakanlar teker teker istifasını basarken, Menderes, siyasi hatacıklarına bir yenisini daha ekliyor, şimdiki gibi gidenlere: 'Gollerimi açıp gitme deyeydim' yok.
Silah, islami realite!
"Gitmeyin lan geri gelin, siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz, yavrularım'
Vatan CEPHESİ ile toplumu ayrıştırmaya sürükleyen yine DP..
CHP'ye karşıysan gel vatandaş gel.
Ve CHP'ye son darbe Tahkikat Encümeni ile yapılıyor. 15 DP'li milletvekilinden oluşturulmuş bu komisyon hem savcı, hem hakim hem şahit görevi üstleniyorlar. Amaç? Chp'nin kanun dışı eylemlerini araştırmak. Dp'nin yaptığı kanun dışı eylemleri araştırmaya ne gerek var ayol? Kendileri ne isterlerse ta tak tak ta tak kanunlarla yapılıyor; Anayasaya aykırılık söz konusu olsa bile!
İsmet'imin yaptığı uyarılar kifayetsiz kalıyor: "Şartlar tamam olunca, milletler için ihtilal meşru bir haktır. Böyle giderseniz, sizi ben bile kurtaramam."
Bundan sonrası bilindiği gibi.
Yassıada Mahkemeleri ve idamlar..
3 can.
Diyeceğim şu ki bir hukukçu olarak darbeyi savunabilmem mümkün değil. Kanırta kanırta demokrasiyi öğrendiğim bir kurumda haşa!
Mesele sağcıyım, solcuyum, Atatürkçüyüm, demokratım, Cumhuriyetçiyim değil; olaya siyasi kimliğini içine alıp, liberalim oh yes demek de değil yeğen. Bazı olayların nedenini ve sonucunu iyi kavrayabilmek mesele.. 27 Mayıs şahsi fikrime göre 'haklı' bir askeri müdahaledir, darbedir. Bu böyledir. Mecbur edenler bellidir. 27 Mayıs'ın karşısında olan 12 Eylül'ü arkasına almıştır!Ilıcak gibi duygusal hatıralarımı işin içine katmadan yapıyorum yorumumu. Zamanında odunu aday gösterse onun bile seçileceğini iddia eden Menderes'e oldu olan. Elinde kalan bereket tanrısının heykeliydi en son, Zorlu ile Polatkan da ucundan tuttu.. Biz istediğimiz kadar götümüzü yırtalım, pamuk göte girdi bir kere..
1 yorum:
Haklı olduğunu söylesende
idam olması şart değildi diyebilmektir önemli olan.
Bir başbakanı asabilenler apoyu asamıyorlar
Lem 'hepimizbakireyiz' de sonrada siyasal yaz :p
Haklı olduğunu söylesende
idam olması şart değildi diyebilmektir önemli olan.
Bir başbakanı asabilenler apoyu asamıyorlar
Lem 'hepimizbakireyiz' de sonrada siyasal yaz :p
Yorum Gönder